Birçoğumuzun evinde o tanıdık manzaraya rastlamak mümkündür: Büyük bir hevesle satın alınmış, birkaç gün tıngırdatıldıktan sonra odanın bir köşesinde sessizliğe ve tozlanmaya terk edilmiş bir gitar. O ahşap gövdenin içinde çalınmayı bekleyen yüzlerce şarkı, yarım kalmış bir hevesin anıtı gibi durur.
Peki, o gitarı o köşeden alıp, gerçekten bir enstrüman çalabilmenin o büyüleyici dünyasına nasıl adım atılır? Yetenek dediğimiz o efsanevi gücün gelip bizi bulmasını mı bekleyeceğiz, yoksa tellerin dilini çözmenin bir matematiği var mı?
Bir köşe yazarı samimiyetiyle söylemeliyim ki: İşin sırrı yetenekte değil, inatta saklı.
Gitar öğrenmek, yeni bir dil öğrenmek gibidir. Önce harfleri tanıyacak, sonra kelimeleri kuracak ve en nihayetinde kendi cümlelerinizi söylemeye başlayacaksınız. İşte bu serüvenin altın kuralları:
Gerçekçi olalım; ilk birkaç hafta sol elinizin parmak uçları acıyacak. Teller cildinize yabancı gelecek ve notalara basmak bir eziyet gibi hissettirecek. Bu, sürecin en doğal parçasıdır. Vazgeçmek isteyenlerin yüzde sekseni bu aşamada elenir. Sadece birkaç hafta sabredin; parmak uçlarınız nasırlaşıp güçlendiğinde o acı yerini tamamen müziğe bırakacak.
Hafta sonu kendinizi odaya kilitleyip 4 saat gitar çalışmak, haftanın her günü 15 dakika çalışmaktan çok daha verimsizdir. Kas hafızası tekrarla inşa edilir. Gitarı her an elinize alabileceğiniz, kılıfından çıkarılmış bir şekilde görüş alanınızda tutun.
Detone bir enstrümanla çalışmak, müzik kulağınızı zehirler. Çalmaya başlamadan önce her defasında gitarınızı akort edin. Günümüzde telefonunuza indirebileceğiniz ücretsiz uygulamalar (GuitarTuna vb.) bu işi saniyeler içinde hallediyor.
Müzik teorisi derya denizdir ama başlangıçta boğulmaya gerek yok. Temel ritim duygusunu oturtun ve popüler müziğin yapıtaşı olan "Mi Minör (Em), Do Majör (C), Sol Majör (G) ve Re Majör (D)" akorlarını öğrenin. Sadece bu dört akorun geçişlerini hızlandırarak radyoda duyduğunuz yüzlerce şarkıyı çalabilirsiniz.
Bir öğretmenden birebir ders almak elbette en iyisidir, ancak şart değil. YouTube, adım adım ilerleyen harika eğitim serileriyle dolu. Kendinize anlatım dilini sevdiğiniz bir eğitmen bulun ve onun müfredatını baştan sona sadakatle takip edin. Daldan dala atlamak, sadece kafa karışıklığı yaratır.
Gitar öğrenmek, anında tatmin (instant gratification) arayan modern insanın sabrını sınayan en güzel terbiye yöntemlerinden biridir. Emek ister, tekrar ister ve en önemlisi şefkat ister. Ancak o ilk şarkıyı baştan sona teklemeden çaldığınızda hissedeceğiniz o tarifsiz başarma duygusu, çekilen tüm parmak ağrılarına değecektir.
Şimdi o köşedeki gitarın tozunu alma vakti.
Yorumlar
Kalan Karakter: