Annelerimizin ateşimiz çıktığında ıhlamur kaynatması, boğazımız ağrıdığında adaçayı demlemesi yaşadığımız kültürün en kıymetli parçalarından biri. Ancak modern tıp, bu geleneksel uygulamaların her birey ve her koşulda aynı derecede güvenli olmayabileceğini hatırlatıyor. SBÜ Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Zeynep Altın, bitki çaylarını tamamen reddetmek yerine; doğru bitkinin, doğru kişide ve doğru dozda kullanılması gerektiğini savunuyor.
“Doğal Olan Zararsızdır” Yanılgısı
Toplumda bitki çaylarının tamamen masum olduğu düşünülse de bu ürünler vücuda giren ve ilaçlar gibi karaciğer ile böbreklerden geçen aktif maddeler içerir. Kontrolsüz ve uzun süreli tüketim, karaciğerde toksik etkiler oluşturabiliyor. Doç. Dr. Altın, klinik ortamda yeşil çay ekstresi, sinameki ve aloe vera gibi bitkilerin kontrolsüz kullanımına bağlı ciddi karaciğer ve böbrek hasarı olguları takip ettiklerini vurguluyor.
Şeker ve Yüksek Isı Şifayı “Yük” Haline Getiriyor
Bitki çaylarının asıl faydası içeriğindeki polifenoller ve antioksidan maddelerden gelir. Ancak bu şifayı yanlış tüketim alışkanlıklarıyla yok edebiliyoruz:
- Bal ve Pekmez Uyarısı: Bal veya pekmez 40–45°C’nin üzerindeki sıcaklıklarda eklendiğinde içindeki hassas enzimler kaybolur ve ürün sadece bir şeker yükü haline gelir.
- Bağışıklık Yanılsaması: Rafine şeker eklenen çaylar kan şekerinde hızlı dalgalanmalara yol açarak bağışıklık sistemini zayıflatabilir ve iyileşme sürecini uzatabilir.
- Öneri: Çaylar mümkünse şekersiz, tatlandırılacaksa ılık hale geldikten sonra çok az miktarda bal veya pekmezle tüketilmelidir.
Kronik Hastalar ve İlaç Etkileşimlerine Dikkat
Vücut denge mekanizmaları hassas olan kronik hastalar için bitki çayları bazen bir tehdit haline gelebilir.
- Tansiyon ve Kalp Hastaları: Meyan kökü, vücutta kortizol benzeri etki yaparak tansiyonu yükseltebilir ve ritim bozukluklarına yol açabilir.
- Kan Sulandırıcı Kullananlar: Adaçayı, zencefil, zerdeçal ve yeşil çay gibi bitkiler kan sulandırıcılarla birlikte tüketildiğinde diş eti veya burun kanaması gibi kanama risklerini artırabilir.
- Diyabet Hastaları: Tarçın veya aloe vera gibi bitkiler, şeker ilaçlarıyla etkileşime girerek gece saatlerinde tehlikeli olabilecek ani hipoglisemilere (şeker düşmesi) neden olabilir.
Ameliyat Öncesi Hayati 1-2 Hafta
Cerrahi bir operasyon planlanıyorsa, bitki çaylarının en az 1–2 hafta önceden bırakılması hayati önem taşır. Zencefil, sarımsak ve yeşil çay gibi bitkiler ameliyat sırasında kontrolü zor kanamalara yol açabilirken; bazı bitkiler de anestezi ilaçlarının etkisini öngörülemez hale getirerek kalp ritim problemlerine zemin hazırlayabilir.
Sonuç olarak; Doç. Dr. Zeynep Altın’ın deyimiyle, annelerimizden kalan bilgileri yok saymadan, gelenek ile bilimi birlikte ve dengeli yürüterek bir fincan çayı gerçek bir şifaya dönüştürmek bizim elimizde.
Kaynak: Serkan Selingil
Yorumlar
Kalan Karakter: