Yunus Karakaya ile Her Şeyi Konuşalım programı, bu hafta Ege’nin lezzet duraklarını ve gastronomi turizminin ekonomik gücünü masaya yatırdı. Programa konuk olan Ege Gastronomi Derneği Başkanı Sezer Altan, İzmir ve Ege bölgesinin 12 ay sürecek bir turizm potansiyeline sahip olduğunu vurgulayarak, "Hikayesi olmayan bir sofranın markalaşması mümkün değildir" ifadelerini kullandı.
"Gastronomi Tıp Dilinde Mide, Turizm Dilinde Kimliktir"
Programın açılışında Yunus Karakaya’nın "Gastronomi nedir?" sorusunu yanıtlayan Sezer Altan, terimin sadece yemek pişirmekten ibaret olmadığını belirtti. Altan, "Gastronomi bir kentin kendini ifade etme şeklidir. İnsanlar artık seyahat ederken sadece doymak değil, hikayesi olan sofralara oturmak istiyor. Mutfağınız ne kadar güçlüyse, yerel kültürünüzü dünyaya o kadar iyi servis edersiniz," dedi.
İzmir İçin Yeni Yol Haritası: 12 Ay Turizm
Ege’nin mevsimlik turizm kıskacından kurtulması gerektiğini savunan Altan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve İzmir Valiliği ile eşgüdümlü bir çalışma yürüteceklerini müjdeledi:
-
Turizm Konseyi: İzmir’in turizm yol haritasını belirlemek için düzenli toplantılar yapılacak.
-
Avrupa Tanıtım Atağı: Başta Avrupa başkentleri olmak üzere, İzmir gastronomisini tanıtan özel etkinlikler düzenlenecek.
-
Efeler Yolu Projesi: Sayın Valimizin ödüllü projesi olan 500 kilometrelik Efeler Yolu, kırsal kalkınmanın ve sürdürülebilir turizmin en somut örneğidir.
"Michelin Yıldızı Sevgiyle Yapılan İşlere Verilir"
Michelin yıldızı kriterlerine de değinen Sezer Altan, profesyonellik kadar "amatör ruhun" önemine dikkat çekti. Altan, "Michelin, işini sevgiyle yapan ve o ruhu tabağa yansıtan başarı hikayelerini ödüllendiriyor. Benim yazılarımda desteklediğim, ruhu olan yerlerin Michelin tarafından fark edilmesi bizler için gurur verici," dedi.
Coğrafi İşaret ve Yerel Üreticiye Destek
Yunus Karakaya’nın tarım ve gastronomi ilişkisine dair sorusu üzerine Altan, üreticinin korunması gerektiğini belirtti:
"Amacımız üreticiyle tüketiciyi aracısız buluşturmak. Restoranlar kendi bölgelerinden alışveriş yapmalı ki o bölge sadece bir lezzet durağı değil, bir yaşam biçimi haline gelsin. Türkiye’de 1781 coğrafi işaretli ürünümüz var ama AB tescilli ürün sayımız henüz 38. Bu sayıyı artırarak ürünlerimizi taklitlerden korumalıyız."
Yunanistan ile Rekabet: "Bizimle Aşık Atamazlar"
Yunan mutfağı ile yapılan kıyaslamalara da değinen Altan, Türk mutfağının derinliğine vurgu yaptı: "Baklava bizimdir. Bizim 3 bin yıllık bir kültürümüz, Mezopotamya, Orta Asya, Balkanlar ve Osmanlı’nın harmanladığı devasa bir mirasımız var. Yunanistan’ın bu zenginlikle aşık atacak bir yemek kültürü olamaz."
Hedef: Bütüncül Markalaşma
Ege Gastronomi Derneği’nin önümüzdeki dönem hedeflerini açıklayan Sezer Altan, Ege’yi sadece mutfağıyla değil; tarihi, kültürü ve doğal güzellikleriyle bir bütün olarak dünyaya pazarlayacaklarını ifade ederek sözlerini noktaladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: