Hürriyet iyidoğan

Hürriyet iyidoğan

temizkalplerdown@gmail.com

Hakkında

  UMUT
“Umut gel buraya!” diye bağırdı Ayşen. On bir yıl önce doğumda ebenin; “Bebek Down Sendromlu, bilginiz yok muydu?” dediği andan itibaren yanından hiç ayırmadığı, ayıramadığı Umut’a. Oğluna içinde taşıdığı ‘Umut’u unutturmasın diye bu ismi vermişti. Hiç bilmedikleri derin bir okyanusta yüzmeye başladıkları andan itibaren bütün aile kenetlenmişti. Hamileliği sırasında Down Sendromu ile ilgili hiç bilgilendirilmediği için açtığı ve halan süren davada da beraberlerdi. Umut solunum sıkıntıları yaşarken ona nefes olmak içinde hep el eleydiler. Kaslarını, konuşmasını, sosyalliğini geliştirmek için atılan her adımda, gidilen her kursta, harcanan her emekte el ele gittiği oğlu hızlı adımlarla bir mahkûma doğru gidiyordu. Derneğin, her yerde olmalıyız ki insanlar bizim çocuklarımızı tanısın, neler yapıp neler yapamayacaklarını bilsinler düşüncesi kapsamında cezaevinde Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında görev almışlardı. Ayşen için yeterince duygusal olan ortam Umut’un bir kadın mahkûma doğru hızlı adımlarla ilerlemesiyle daha da zorlaşmıştı. Onun sesini duyan kadın mahkûm döndüğünde oğlu ona yaklaşmıştı. Ne tepki verir acaba, oğlan neden birden böyle bir şey yaptı diye düşünüp bir yandan da oğluna yetişmeye çalışırken Ayşen kadın mahkûm Umut’a sarıldı. Sarıldı, kokladı, öptü… Herkes şaşkındı. Belki de annesinin yanında olabilen bu kuzuya imrendi.
İki kadın, muhtemel ki iki anne yan yana gelince gözyaşları sel oldu. Belliydi dışarıda, uzağında bir çocuğu olduğu. İki kadın birbirine ve çocuklarına ağladılar. Biri engeli, parmaklıklar yüzünden uzakta olduğu, dilediği zaman ulaşamadığı çocuğuna ağladı. Diğeri engelli olduğu için yanından ayırmadığı çocuğuna ağladı. Sorunları farklı olsa da iki anne de birbirini anlıyordu. İki kadın birbirini teselli etti, gözyaşlarını dindirmek için çabaladı. “Biz iyiyiz merak etmeyin?” dediler birbirlerine.
Kim iyiydi?
Ne kadar iyiydi?
Neye göre iyiydi?
Annesinin yanında olamayan bir evlat mı?
Annesinin yanından ayırmadığı bu evlat mı?
 Umut ‘Ağlama,’ dedi ikisine de… Annesinin gözyaşlarını sildiği gibi şefkatle mahkûm kadının gözyaşlarını sildi. Tekrarladı ‘Ağlama.’  Bu sahneyi gören ve gözyaşlarını tutamayan herkes o an fark etti ki Umut oradaydı. Ayşen oğluna seçtiği ismin ne kadar doğru olduğunu düşündü. O güzel yüreğiyle cezaevine umudu taşımıştı.
Umut aramızda… Umut içimizde… Umut yanı başımızda… Umut iyi ki var…
                                                                                                                                             Güler Mercan