Yeni bir yılın ilk haftalarını geride bırakırken, kendimizi sadece takvimlerin değiştiği değil, toplumsal yapımızın da önemli bir eşikten geçtiği bir dönemde buluyoruz. 2026, Türkiye için sadece "reform yılı" olarak ilan edilen bir zaman dilimi değil; aynı zamanda ekonomik daralmanın getirdiği "yeni tasarruf kültürü" ile dijitalleşmenin yarattığı "yeni bireysellik" arasında sıkışan toplumun, kendine yeni bir nefes alanı aradığı bir yıl.
Ekonomik Soğuma ve Sosyolojik Yansımaları
Ekonomi yönetiminin "dezenflasyon" odaklı politikaları, makro verilerde bir iyileşme sinyali verse de sokağın sosyolojisi bizlere farklı bir hikaye anlatıyor. Enflasyonun hızı yavaşlıyor ancak fiyatların yüksek seviyede kalıcılaşması, özellikle sabit gelirli kesimin tüketim alışkanlıklarını kökten değiştirdi. Sosyolojik açıdan baktığımızda, "talep kısılması" sadece ekonomik bir terim değil; orta sınıfın kültürel etkinliklerden, dışarıda sosyalleşmekten ve uzun vadeli plan yapma becerisinden feragat etmesi demektir. 2026’da Türkiye’nin en büyük sınavı, bu daralmanın yarattığı toplumsal yorgunluğu, umuda ve verimliliğe dönüştürebilmek olacak.
Sonuç olarak; 2026, bizlere "eskisi gibi yaşayamayacağımızı" ancak "yeniyi inşa edebileceğimizi" söylüyor. Bu yılın anahtar kelimesi "Dayanıklılık" (Resilience) olacak. Toplumsal bağlarımızı koparmadan, rasyonel politikalarla ve en önemlisi birbirimize duyduğumuz güveni yeniden inşa ederek bu eşiği aşacağız.
Çünkü Türkiye, her zaman krizlerinden daha büyük bir toplum olmayı başarmıştır.
Bölgesel Umutlar ve Göçün Yeni Yüzü
Sınır ötesinden gelen haberler, özellikle komşumuz Suriye’deki yeni yapılanma süreci ve istikrar arayışları, Türkiye için sadece bir dış politika meselesi değil, aynı zamanda devasa bir toplumsal entegrasyon veya geri dönüş hikayesidir. Terörsüz bir bölge idealinin toplumsal huzur üzerindeki etkisi, 2026’nın en belirleyici psikolojik faktörlerinden biri olacaktır. Bölgesel barışın tesisi, içerdeki ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi toplumsal hastalıkların panzehiri olabilir.
Uzman Sosyolog Ayşenur ÇETİNER
Yorumlar
Kalan Karakter: