Akran zorbalığı, akran grubu içinde güçlerin eşit olmadığı fiziksel, sosyal yada duygusal biçimde zarar veren ve tekrarlayan saldırgan davranış biçimi olarak tanımlanır.
Bu kavram özellikle neden bu kadar görünür hale geldi? Çünkü toplumda zorbalığı normalleştiren ve bunun arkasında güç ilişkisini olağan kabul eden kesim var. Meselâ sosyal ortamda sorunlarla baş etmeyi yanlış ifadelerle tanımladığımızda güçlü olan ezer, güçlü olan kazanır, hayatın kuralı bu gibi söylemler.
Öte yandan onaylanma ihtiyacı hisseden birey, içinde bulunduğu durumun yanlış olduğunu bildiği halde grup tarafından onaylanma, kabul görme ihtiyacı yüzünden dışlanma endişesiyle boyun eğmeyi öğrenir. Sorun çözme yerine aciz davranır.
Ebeveynlerin var olan davranış bozukluğunu görmezden gelip pısırık olmasın, kendini savunmayı öğrensin demek yerine çocuklarını sınır koyma ve güvenli alanda kalma konusunda bilinçlendirmeleri gerekir. Böyle bir sorunla karşılaştığında sakin kal, güvendiğin bir alan ve kişiyi bul. (arkadaş öğretmen vs.) diyebilirsiniz.
Lise çağlarında zorbalığın başlıca nedenleri arasında güç duygusundan hoşlanmak, hakkı olandan fazlasını alma isteği, popüler olma isteği, kendisini yetersiz ve aşağılanmış hissettiğinde bastırdığı duygular ve bazen eğitim kurumlarında sıkça yapılan hatalardan biriyle karşımıza çıkabiliyor.
Örneğin sınıfta başarı olarak yüksek not alan bir çocuk lider, daha az başarılı olan çocuk ise içe dönük bazen siliktir. Öğretmen farkında olmadan, böyle bir etiketlendirmeyle kıyas ortamı yaratarak güçlü olanı koruyan bir rol üstlenir ki bu bireye kendini değersiz hissettirir.
Birey kendini göstermenin farklı yollarını arar.
Evde, sokakta, okulda görmezden gelinen aman kardeştir olur diyerek geçiştirilen, bir defalık olur sakın annene, babana söyleme diyerek üstü örtülen davranışlar çocuğa sınırların esnek olduğu mesajını verir.
Neler yapabiliriz? Seyirci kalmıyoruz çocuğunuzun kontrolsüz davranışlarını gözlemlediğiniz anda onu sakince dinleyin, yargılamayın, utandırmayın. Unutmayın ki çocuk ancak size güvenliğinde şeffaf bilgi aktarımını sağlayabilir. Bu durumu normalleştirmenin doğru olmadığını anlatın kendi davranışlarınızla rol model olun.
Zorbalıkla karşılaştığında bu davranışın kendi hatası olmadığını söyleyin. Evet bu davranışı hak etmedin ama bu bir sorun ve çözüm bulmalıyız deyin. Evde ebeveynleriyle, okulda rehber öğretmen ile sorunu paylaşmanın hem kendisi açısından hem karşı tarafı kontrol etmek açısından doğru olduğunu, bunun ispiyonlamak olmadığını vurgulayın.
Zorbalığa uğrayan bireylerde uyum güçlüğü, okul başarısında düşüş, mutsuzluk, kaygı, içe dönüklük gibi duygusal durumlar ortaya çıkabilir.
Uzun vadede depresyon, anksiyete bozuklukları gelişebilir, kendini odaya kapatır. Aile ne yapacağını bilemez. Okulda ailelere yönelik farkındalık çalışmaları, sınır koyma, güvenli bağ kurma çalışmaları yapılmalı.
Zorbalığa devam eden çocuğun gerektiğinde eğitimine ara verip psikolojik destek alması şart olmalı.
Öğrenciler öğretmenlerine hem fiziksel hem psikolojik hem de bu durumu görüntüleyip sosyal medyada yayarak siber zorbalık suçu işlemektedirler. O nedenle çocuğunuzu eğitirken baskın karakter değil etkin karakter olun diyoruz.
Buna madde bağımlılığı, alkol vs eşlik ediyorsa, öfke kontrolü yoksa zorbalık ölümle sonuçlanan tehlikeli boyuta gelebilir.Bu nedenle eğitim hayatı yarım kalmış çocukların sayısı hiçte az değil.
Altta yatan sebepleri,sorunun üstünü örterek bulamazsınız.
Çocuklukta çözülmeyen sorunlar nedeniyle bireyler suç potansiyeli yüksek bir yetişkin olarak karşınıza çıkar. Bu yüzden seri katiller, terör suçluları geçmişte masum birer çocukken bir canavara dönüşebiliyorlar.
Çocuklu yaşta zorbalık fark edildiği anda tedavi edilmezse, yetişkin çağda daha kötü tablolarda karşımıza çıkabilir. Meclisteki taciz olayını düşünelim. Duygusal mobing var, sözlü fiziksel taciz var. Bu eylemi gerçekleştiren kadar, göz yuman da suçludur. Göz yuman ailenize anlatmayın diyerek mobing uygulayan bir personel var. Eğer çocuk ailesiyle güvenli bağ kurup anlatmamış olsaydı bu böyle sürüp gidecekti. Eğer ebeveyn kızına destek olmasaydı birey herkese boyun eğecek belki de intihara kadar giden bir vaka yaşanacaktı. Sorun, sorumlu kişilerce çözülmedikçe her alanda zorbalık ve mobing kaçınılmazdır. Bu taciz olayında babanın desteği bize şunu hatırlatıyor. Babalık yedek ebeveynlik değildir.
Şaka ve şiddetin aynı şey olmadığını anlatın ve kendi davranışlarınıza da yansıtın. Çocuklar ne söylediğinizden çok nasıl davrandığınızla ilgilenir.
Şakanın amacı güldürmek , sürpriz yapmak ve eğlendirmektir. Zararsızdır. Oysa zorbalık zarar verir, aşağılar, kontrol eder, egemenlik kurmaya çalışır, baskıcı onur kırıcı davranış şeklidir. Şaka, eşit güç ve sosyal statüye sahip kişiler arasında yapılırken zorbalık sürekli devam eden bir güç dengesizliğidir. Psikolojik travma ve yasal risk boyutuna ulaşabilir. Bu tırmanma modelinde başlangıçta zararsız olan şakalar giderek kontrolsüz güce, zorbalığa dönüşür.
Bu nedenle sosyal izolasyon içinde olan, iş ve okul hayatında başarısız, fiziksel zarar görmüş kişilerin sayısı oldukça fazlalaşıyor.
Gelelim işyerinde mobing ve zorbalık arasındaki bağa; Mobing bir öneriyi durumu kabul ettirmeye yönelik sistematik olarak yapılan psikolojik bir şiddettir.
Geçmişte susturduğunuz duygusal boşluğunu doldurmadığınız çocuklar büyüdüğünde de susmayı, sinmeyi boyun eğmeyi tercih eder.
Yöneticiler arasında rekabet, öne çıkma çabası arasında sıkışmış öz değerlerinden uzak pasif bir kişilik sergilerler. Zorbalık açık, mobing dolayıdır. Geçmişte sözel (tehtid etme, korkutma, lakap takma, sataşma, alay etme, hakaret, kötü dedikodu yapma) ve sözel olmayan (El hareketleri rahatsız edici bakışlar, yok sayma, dışlama, görmezden gelme) zorbalık engellenmediğinde iş hayatında hasta bireylerin hastalıklı davranışı haline dönüşüyor.
Son olarak her birey değerlidir. Eşit şartlarda dünyaya gelmiyoruz ama daha yaşanılır bir düzen için sevgi, saygı, empati duygularını öğrenin öğretin. Bir çocuk değer gördüğü ortamda kendini güvende hisseder. Çocuklarınızı ihmal etmeyin koruyun ve çok sevin.
Yorumlar
Kalan Karakter: