Ne güzel şey yaşamak! Bugün yepyeni bir gün ve ben çok mutlu mesut uyandım. Hemen gidip dişlerimi fırçalamalı ve bakım yapmalıyım cildime.
O da ne? Aynada kendi küçüklüğümü görüyorum! Nasıl olabilir böyle bir şey? Ben çocuk değilim artık. Bundan eminim. Aynadaki yansımamın çocukluğum olduğundan da eminim. Bana gülümsüyor.
-Konuşalım mı? Nasılsın? Ben de iyiyim teşekkür ederim. Halıyı yaktığın için sakın üzülme. Annen yenisini daha çok seveceği için seni affedecek. En sevdiğin bardağı kırdığın için de üzülme. Yenisini daha çok seveceksin ve bir de seni çok seviyorum küçüklüğüm. Bunu sakın unutma. Sen çok değerli bir kızsın ve ileride çok yetenekli bir cerrah olacaksın. Herkes yaptığın işlere hayran kalacak. O yüzden şimdiden kendinle barış ve herkesin sevgisini kazanmayı da öğreneceksin. Seni çok ama çok seviyorum. Sen de herkesi sev. Sevgi hayatından hiç eksik olmasın küçüklüğüm.
Aaaa… Gitti. Şimdi de 40 yaşındaki halim geldi karşıma. Şarap gibi kadınmışım resmen. Çünkü gerçekten çok güzelim. Kırışıklıklarım bana ne kadar yakışmış öyle. Bayıldım bayıldım!
-Merhaba 40 yaşındaki halim. En azından ben öyle tahmin ediyorum.
-Ben 50 yaşındaki halinim.
-Aaaa… Konuşabiliyor. Yaşasın. İşte şimdi çok güzel oldu. Bir de 50 yaşında bile 40 yaşında gösteriyorum demekki. İşte buna çok sevindim. Sen hala çok güzelsin. Sadece olgunlaşmışsın ve bu sana çok yakışmış.
-Teşekkür ederim. 50 yaşındasın ama hala bekarsın. Bu yüzden sana tavsiyem 50 yaşına gelmeden evlen. Maalesef annen ve baban vefat etti ve sen çok yalnız kaldın. Yalnızlıktan da çok sıkılıyorsun. Bu yüzden 50 yaşına kadar evlenirsen sen kazanır ve mutlu olabilirsin. Çünkü yalnızlık sana göre değil.
-Tamam 50 yaşına kadar evleneceğim. Ama annem ve babam kaç yaşında ölecek? Bu gerçekle yüzleşmek bana çok acı geldi.
-Ne kadar çabuk yüzleşirsen o kadar iyi.
-Annem, babam… onları çok seviyorum. Sanki şu anda ölmüşler gibi geliyor! Çok mutsuz oldum. Anne… ölme anne. Babam… sizleri çok seviyorum.
-Bunu üzülesin diye değil , aklını başına topla ve evlen diye söyledim. Annen de baban da sonsuza kadar yaşamayacaktı zaten. Bunu biliyordun.
-Evet ama bununla hiç yüzleşmemiştim, şu ana kadar. Peki evleneceğim. Ama doğru erkeği nasıl bulacağım?
-Onu da sen düşün artık. Ben sana söylemem gerekeni söyledim. 50 yaşında ve mutlu bir insan olmak istiyorsan evlen.
İşte gitti. Şimdi yine kendimi görüyorum ve ben bu halimin en çok sevdiğim halim olduğuna karar verdim. Mutluluğun kapımı çalması için doğru insanla evlenmem lazım. Onu da bulacağıma eminim. Kafama koyduğum şeyi yaparım. Ama o kadar iş odaklı yaşadım ki, şimdi aşkı aramak ve onu sürdürmek için gerekli yetilere sahip miyim bilmiyorum.
Hayat yanında olan insanlarla güzel. Hayatı dolu dolu yaşamanı sağlayan faktör; insanlar… hayat sevince güzel. İnsanları, hayvanları, doğayı ve geri kalan her şeyi, hayatını dolduran her şeyi sevmeli insan! Sevgi en büyük nimettir. Bunu anlamak için filozof olmaya gerek yok. Tek ihtiyacın olan doğru bakmak ve görmek. Ben de bu bakış açısıyla hayatımın aşkını bulacağım. Bundan eminim.
Yorumlar
Kalan Karakter: